
Verimli Ders Çalışma
- Gönderen Yutek
- Tarih Aralık 11, 2020
Verimli Ders Çalışma
Sevgili öğrenciler, bu haftanın gündemi verimli ders çalışma. Elbette hepiniz geleceğiniz için çabalıyor ve bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Çağımızda bunun yolu büyük ölçüde iyi bir üniversiteye gitmek ardından hatrı sayılır bir kurumda çalışmak ve sonrasında eğitimi yükseltmekten geçiyor. Geçen hafta sizlerle öğrenme stillerini konuşmuştuk. Bu hafta ise öğrenme stillerine göre nasıl çalışmamız gerektiğini ve çalışacağımız ortamı nasıl düzenlememiz gerektiğini konuşacağız.
Çalışma verimini etkileyen iki temel durumdan söz edilebilir. Biri içsel kaynaklarımız (motivasyon, uyarılmışlık hali, ruh hali) diğeri ise ortam ve imkanlardır. Araştırmalar gösteriyor ki çalışma isteğimizi ve verimimizi etkileyen en güçlü faktör: Motivasyon. Motivasyon bu yazının da anahtar kelimesi olacak. Dilerseniz kendimizi bir ölçelim:
- Ders çalışmaya yönelik motivasyonumuz var mı?
- Bu motivasyonun kaynağı nedir?
- Motivasyon kaynağımız geçici mi yoksa sürekli mi?
Motivasyon neden en güçlü faktör olarak görülüyor bir bakalım; İnsan davranışı anlamlıdır, davranışta mutlaka bir amaç yatar. Eğer neyi neden yaptığımızı bilirsek ona uygun şekilde davranabiliriz. Bu bağlamda ilk hedefimiz neden ders çalışmamız gerektiğini bulmak. Bu neden daha yüksek yaşam standartlarına sahip olmak, gelecekte daha iyi şartlarda çalışmak ve yetişkinlikte kendine daha fazla zaman ayırmak olabilir. Eğer idealimizde bir meslek varsa bu mesleğin imkanlarını ve statüsünü araştırmalıyız. Ardından bu mesleğe sahip olmak için ne yapmak gerektiğini düşünmeliyiz. Yukarıda bahsettiğim gibi günümüzde çoğu zaman bunun için ders çalışıp iyi bir akademik başarı elde etmek gerekir. Gelecek planlarımız bizim için güzel bir motivasyon kaynağı olabilir. Ancak bu kadarla sınırlı bırakamayız, gelecek bazen uzun gelebilir, uzun geldiğinde vazgeçmemeliyiz. Vazgeçmek süreci kırmak demektir ve bu kırılmaların önüne geçilmesi gerekir. Nihai (büyük) hedefin yanı sıra kendimize küçük hedefler de koyabiliriz. Mesela 50 puan aldığımız matematik dersinin bir sonraki sınavından 80 puan almak gibi. Bu hedefleri koyarken hedeflerimizin gerçekçi olmasına dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde Türkçe dersinin ilk sınavından 10 puan alan bir öğrencinin sonraki sınavda 100 puan almayı hedeflemesi hayal kırıklığına yol açabilir. Ardından ihtiyacımıza göre nasıl çalışacağımızı belirlemeliyiz.
Hedeflerimize ve mevcut durumumuza göre ne kadar çalışmamız gerektiği değişkenlik gösterebilir. Ancak bu kısımda durumumuzu analiz edebilmemiz önemli. Burada devreye ölçme giriyor. “Yanlış yapmak” son zamanlarda birçoğumuzun kabusu haline gelmiş durumda. Öyle ki yanlış yapmamak uğruna kendimizi bile kandırıyoruz. Ölçmede dikkat etmeniz gereken en önemli şey dürüstlük olacaktır. Testler aracılığıyla seviyenizi ölçerken dürüst bir sınav vermeye gayret edin. Herkes yanlış yapabilir ve her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Dürüstlükle yaptığınız test size doğru sonucu vereceğinden kendi eksikliklerinizi görmeniz ve onlar üzerinde çalışmanız kolaylaşacaktır. Yaptığımız ilk testte 20 sorudan 15’ini yanlış yapmak bizi değersiz veya “tembel” yapmaz. Bu durum sadece o derste/o konuda yetersiz olduğunuzu ve daha çok gayret göstermeniz gerektiğini söyler. Sınavların amacı size kendinizi kötü hissettirmek değildir, sizin eksik olduğunuz noktaları göstermektir. Bu bağlamda eksikliklerinizi belirleyip çalışma programınızı şekillendirebilirsiniz.
Hedefi belirledik, çalışma programını hazırladık şimdi sıra geldi nasıl çalışacağımıza…
Geçtiğimiz hafta sizlerle öğrenme stillerini paylaşmıştım. Bakalım bu stiller nasıl öğreniyor;
Görsel Öğrenme Stili:
- Öğrenmede görsel materyallere ihtiyaç duyarlar.
- Çalışma ortamının düzeni ve görünümü önemlidir. Bu nedenle gereksiz materyallerin öğrenme ortamından kaldırılması ve dağınık duran notların, kağıtların vs. sınıflandırılması önerilir.
- Eğer bir görsel öğrenenseniz ve düz metinleri okumak sıkıcı geliyorsa bir de onları şemada görün! İstediğiniz gibi şekillendirebileceğiniz şemalar, grafikler ve kavram haritalarıyla öğrenme sürecinizi daha keyifli hale getirebilirsiniz. Çizimle uğraşıyorsanız öğreneceğiniz dağları, nehirleri çizebilirsiniz.
- Beyin renkleri kolay hatırlar, görsel öğrenen bireyler renkli kalemlerle çalışmaktan keyif alırlar. Konu başlıklarını farklı renklerde yazıp işaretlemeniz onları daha kalıcı hale getirecektir.
İşitsel Öğrenme Stili:
- İşitsel öğrenenler dinleme ve konuşma aktivitelerinden verim alırlar. Bu bağlamda beyin fırtınası, tartışma ortamları öğrenme sürecini kolaylaştırabilir.
- Derste soru sorma işitsel öğrenen bireyler için öğrenmeyi daha kalıcı bir hale getirebilir. Not almaktan hoşlanmayabilirler ancak not almak ve bu notları sesli tekrar etmek öğrenme sürecini kolaylaştıracaktır.
- Bir şeyi öğrenmek istiyorsanız, öğretmeyi deneyin. Evet, öğretmekten bahsediyorum. O gün çalıştığınız konuyu veya gün içinde dinlediğiniz dersi bir başkasına anlatmak size hem tekrar hem tartışma imkanı sağlayacaktır. Şayet evde sizi dinleyecek kimse yoksa oyuncak ayınızın ne kadar iyi bir dinleyici olduğunu da test edebilirsiniz.
- Öğrenmek istediğiniz konuyu bir sunum haline getirebilirsiniz. Bu sayede gerekli bilgileri ayıklamış ve tekrarınızı yapmış olursunuz.
- Bir başka yöntem video izlemek olabilir. Bir dersi kaçırdığınızı veya anlamadığınızı düşünüyorsanız o dersin tekrarını (EBA, youtube vs.) üzerinden izleyebilirsiniz.
Kinestetik (Dokunsal) Öğrenme Biçimi
- Materyallerin kullanımı öğrenme sürecini kolaylaştıracaktır. Hafıza kartlarını öğrenme sürecinde kullanabilirsiniz. Eğer hafıza kartınız yoksa sizler de hafıza kartları oluşturabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey konu başlığını ve konuya ait hatırlatıcı önemli bilgileri alt alta listelemek ve bunu küçük kartlara yansıtmak!
- Eğer dokunsal öğrenen bir bireyseniz not almak da işinizi kolaylaştıracaktır. Ancak örneklerden yararlanmaya dikkat edin. Çünkü dokunsal öğrenen bireyler formülleri olduğu gibi kabul etmekte zorlanabilirler, o formülün nerede-ne işe yaradığını tabiri caizse günlük hayatta ne işimize yarayacağını öğrenmek isterler.
- Grup çalışmaları deneyebilirsiniz. Online eğitim sürecinde bu size uzak bir ihtimal dahi olsa online konferans görüşmeleri yaparak herhangi bir ders için çalışma grubu oluşturabilirsiniz.
- Dokunsal öğrenen bireyler dikkatlerini bölebilirler. Çoğu zaman ders çalışırken müzik dinlediğinizde veya başka bir şeyle uğraştığınızda dışarıdan “Dikkatin dağılıyor, sadece dersine odaklan” gibi uyarılar alıyor olabilirsiniz. Yürüyerek veya egzersiz yaparak ders çalışıyor olabilirsiniz, bir metinden not çıkarırken şarkı mırıldanıyor olabilirsiniz, bu dışarıdan klasik bir çalışma aktivitesine benzemeyebilir. Şayet uğraştığınız şey sizin dikkatinizi dağıtmıyor ve aksine odaklanmanıza yardımcı oluyorsa dokunsal öğrenen bir birey olabilirsiniz. Burada önemli olan nokta size verim sağlayacak müzikler dinlemek ve aktiviteler seçmek olacaktır. Uzmanlar film sound-tracklerinin odaklanmayı kolaylaştırdığını ifade ediyorlar, bizden söylemesi.
- Dokunsal öğrenen bireyler için odaklanma süreleri daha kısa olabilir. Kısa aralıklarla çalışmak moralinizi bozmasın. Çoğu insan için uygun çalışma süresi 20-45 dakika arasında seyretmektedir. Kendinize uygun süreyi tespit edin ve kısa aralıklarla çalışın. Burada önemli olan nokta motivasyonu kaybetmemek ve sürekliliği sağlamak olacaktır.
Eğer bir hedefimiz varsa hedefimize uygun davranmalı ve o ölçüde çalışmalıyız. Bir sonraki yazımızda verimli ders çalışma için dış kaynakların düzenlenmesini ele alacağız.
Kaynakça
Başbay A., Bıyıklı C. Ve Demir, E.K. (2018). Öğrenme stilleri ile ders çalışma alışkanlıklarının incelenmesi. İlköğretim Online, 17(2), 848-863.
Kaya, M. (2001). Lise 1. Sınıf Öğrencilerine Verimli Ders Çalışma Alışkanlıkları Kazandırmada Grup Rehberliğinin Etkisi, (Yüksek Lisans Tezi), İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Malatya.
Akbaba, S. Ve Aktaş, A. (2005). İçsel motivasyonun bazı değişkenler açısından incelenmesi. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 21, 19-42, Marmara Üniversitesi, İstanbul.
Kesiktaş, A.D. (2006) Ders çalışma becerileri ve özel gereksinimli öğrenciler. Özel Eğitim Dergisi, 7(1), 37-48, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Ankara.
Şunları da sevebilirsiniz
Yıllık Çalışma Takvimi
YILLIK ÇALIŞMA TAKVİMİ
Pandemi Sonrası Okula Dönüş
